Sığır Hastalıkları
Sığır Hastalıkları
Sığır Hastalıkları
Sığır Hastalıkları
Sığır Hastalıkları
Sığır Hastalıkları
Sığır Hastalıkları

Sığır Hastalıkları (9789754209853)

Fiyat : ₺95,00
Toplam Stok Adedi : 2

ISBN : 9789754209853
Editör : Prof. Dr. Tarık Bilal
Yayın : Nobel Tıp Kitabevleri
Baskı Yılı : 2013
Sayfa Sayısı : 614

SIĞIR HASTALIKLARI

ÖNSÖZ

Sığır hastalıkları ekonomik nedenlerden dolayı büyük öneme sahiptir. Eğitimde öncelikli olup, esası teşkil eder. Ülkemiz hayvancılığının en önde gelen türü sığırlardır. Ekonomik yönden önemli kabul edilen ve gelecekte de bu yönü ile üzerine eğilmek zorunlu olan sığır hastalıkları üzerinde güncel bilgileri içeren kitap eksikliği sürekli vurgulanmaktadır. Bu gereksinimden hareketle sığır hastalıkları kitabı yazma gereği doğdu. Sığır hastalıkları kitabı 12 bölüm içinde 331 şekil ve 146 tablo içermektedir. Yazımda kaynaklara sadık kalınarak hareket edilmiştir. Veteriner hekimler, veterinerlik fakültesi öğrencileri ve akademisyenler için bir kaynak olabileceği görüşündeyim.

Bilim dili evrenseldir. İlgilenen herkes anlar. Sadece yapılması gereken kendi dili ile düşünmeye ve yazmaya başlamaktır. Birey genel bilgiyi öğrenip düşünmeye başladığında toplum düşünür ve yazarları daha fazla düşünme ve çaba gösterme gereği duyar. Bu şekilde özgün düşünce gelişebilir. Bunun için yapılması gereken tek şey dilimizin bilim, sanat, siyaset ve günlük yaşam dili olarak etkili kullanılmasıdır. Sadece Türkçe sözcük ve terimlerle üretilen düşünceler akılda kalır. Yaratıcılığa zemin hazırlar. Bu şekilde üniversitelerde eğitim dili yabancı dil olsun veya ol­masın tartışması kendiliğinden ortadan kalkar görüşünden hareketle elden geldiğince yazımda Türkçe sözcük ve terimler kullanıldı.

Türkçe bilim dili yeterince önemsenmemektedir. Oysa bilimin yaygınlaşması, toplumla bu­luşması, bilimsel uygulamalar yanında bilginin paylaşılması ve anlaşılır biçimde iletilmesiyle olanaklıdır. Bilimsel gelişmeleri izlemek için elbette yabancı dilden vazgeçilemez. Buna karşın bilimde Türkçeye öncelik verilmesini gerekli kılan gerekçelerden vazgeçilemez. Rönesans ile gelen aydınlanma Avrupa ülkelerinin Latince ve Grekçe'nin egemenliğinden kurtulup kendi ulusal dillerine dönmeleri ile gerçekleşmiştir. Bilimsel yönden gelişmiş ülkelerin hiçbiri bilimi yabancı bir dil ile yürütmez. Bu temel düşünceler yanında bilimin yaygınlaşması, anlaşılır kılınması, belli çevrelerin tekelinde kalmaması en kolay anadil ile sağlanabilir. Bu noktada bilim adamları özeleştiri yapmak zorundadır. Türkçenin bilim dili olarak geliştirilmesi konusundaki çabalar yetersiz olduğu gibi bu konuda bilinçsiz olanlar karşı çıkmaktadır.

Bilim dilinin gelişmesi öncelikle bilimsel üretime bağlıdır. Bilimin önemsenmediği toplumlarda bilim dilinin gelişmesini beklemek düş olmakla beraber en önemli bileşeni terimlerdir. Dilimiz bilim terimleri konusunda istenilen düzeyde değildir. Tıp, hukuk ve fen bilimlerinde terimlerde ve genel olarak Türkçeleşme yeterli düzeyde değildir. Ancak bilim dilini sadece terimlerle kısıtlamak doğru değildir. Bilim söylemi için yararlanılan öğelerin anlatımında kullanılan dilde ve anlaşılır olması zorunludur. Türkçe eğitimin bilim dili ve söylemi ile yapılması gerekir. Genel Türkçenin dili bilim temelli öğretimi yapılmadan akademik Türkçe öğretimi başarıya ulaşmaz. Bilimsel makaleleri yabancı dilde yazmak önemlidir. Ancak bilimin yayılması, Türkçe bilim dilinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile mümkündür. Bütün engellemelere ve yabancı dillerin tutsaklığına karşın Türkçemiz halkın belleğinde gücünü korumaktadır. Bilim insanları olarak dilimizi korumakla yükümlüyüz. Türkçemizi doğru kullanarak yazılı iletişimde birbirimizi daha iyi anlamak ve bilimsel yazılarımızı daha doğru bir şekilde anlatılmasını sağlamak mümkündür.

Beyin okuma ve yaratıcı etkinlikler ile beslenirse işlevini yerine getirir. Sürekli okuma ve yaratıcı etkinlikler ile uyarılan beyinin algılama düzeyi artırılmış olur. Uyarılmayan beyin okuma işlevini yerine getiremez. Bilgi ile beslenmeyen beyinin giderek düşsel algılama yeteneği körelir. Aydının esas görevi ve sorumluluğu çekinmeden doğruları söylemek ve yazmaktır. İnsanın özgürlüğü bilim, siyaset ve sanat gibi her daldaki ilerleme ve gelişmelerle sağlanmıştır. Aydınlar sadece bilim ve sanattaki başarı ile değil doğruluk, dürüstlük ve ahlakın simgesidir. Savundukları değerler nitelikli gelişmelere öncülük eder. Bilimsel bilgiye dayalı gelişmiş ülkelerin uyguladığı eğitim modeli laik sistemdir. Laik de olsa ezberci eğitimin doğmatik yanı fark edilerek eleştirel düşünce eğitim ve uygulamanın temeli olmalıdır. Öğrencinin bilgiyi sorguladığı, tartıştığı, sorma ve tartışma dışında hiçbir konunun kalmadığı diğer bir anlatımla bilinenin değiştirildiği yöntemdir.

Bilimsel eserlerin mesleğin saygın dergilerinde yayımlanmış veya yayımlanan yazılarda kaynak gösterilmiş olması gerekir. Einstein'nin adının başında Prof. Dr. yazar. Benimkinde. San­ma ki ikisi de aynı şeydir. Bilgi ve beceri unvanda değil, insanın kafasındadır. Bilim adamının seviyesi kendi dalında dünya bilim aleminin onun eserini ne kadar kullandığı ve ona verdiği editörlükle, ödüllerle ve ortaya çıkan saygısı ile belli olur. Saygılarımla.

15. Şubat. 2013

İstanbul

Prof. Dr. Tarık Bilal.