Endometriyum Patolojisi
Endometriyum Patolojisi
Endometriyum Patolojisi
Endometriyum Patolojisi

Endometriyum Patolojisi (9786053353065)

Fiyat : ₺135,00
Toplam Stok Adedi : 9

Yazar : Prof. Dr. Handan Aker
Sayfa Sayısı : 424
Baskı Tarihi : 2017
ISBN : 9786053353065

ENDOMETRİYUM PATOLOJİSİ

Önsöz ve Teşekkür

Anadilde eğitimden yana olanlardanım. Yabancı dil öğrenimi şüphesiz çok önemlidir ve gereklidir. Bilim dili her ne kadar İngilizce ise de kişi kendisini en iyi anadiliyle ifade eder ve öğrenir. Son zamanlarda patoloji alanında da yayımlanan eserlerin çevirilerinin artması dikkatimi çekti. Bu çevirileri, bir bakıma anadil ile eğitimin gerekliliğinin bir göstergesi olarak kabul ediyorum. Ben de çevirilere katkısı olan bir öğretim üyesi olarak zaman zaman dil kullanımında zorlandım. Bu zorlanma daha çok cümlelerin ya da kelimelerin tam olarak Türkçe karşılıklarını bulamamaktan ve çeviriye bağlı kalmanın gerekliliğinden kaynaklanmaktaydı. Bu nedenle konuşma dilinde ve özgürce yazmanın özlemini duydum. Gerçekten de kişi kendisini en iyi anadiliyle ifade edebilmektedir. Esasen, Endometriyum Patolojisi kitabı hazırlarken çoğu İngilizce yazılmış onlarca kitap ve makalenin bir bakıma ben de tercümesini yapmış oldum. Yalnızca jineko-patoloji alanında yazılmış bu kitaplarda satır aralarında saklanmış ipuçlarını bulmanın keyfini yaşadım. Birinde olan bir yararlı ipucunun bir diğerinde olmaması beni bir dedektif gibi bilgideki ortaklıkları ve farklılıkları keşfetmeye, nihayetinde yıllarca edindiğim bilgi birikimlerimi derleme niteliğinde sayabileceğim bu kitabı yazıp özellikle genç meslektaşlarımla paylaşmaya yöneltti.

"Neden endometriyum?" diye sorulduğunda, jineko-patolojiye duyduğum ilgi yanında, her ay kadınlara kendisini hatırlatan, her gün de patologlara kök söktüren kaprisli bir organ olduğu için diye yanıtlayabilirim. İçi kan ağlayan bu organın derdini dinleyip derman bulmak istedim diyelim. Gerçekte jineko-patoloji pratiğinde en sık gördüğümüz endometriyal doku; kanamalar, hormonlar ve ihmaller nedeniyle kendini ifade etmekte ketum davranmakta ve patoloğu zorda bırakmaktadır. Diğer taraftan giderek malign davranış sergilemesi de ürkütücü boyuta ulaşmaktadır.

Öncelikle yıllardır severek anlattığım kadın genital patoloji derslerini bir ders kitabına dönüştürme çabasıyla yola çıktığım bu çilekeş serüvende, her geçen gün artan bilgiler ve yeni yapılan sınıflamalar nedeniyle bir türlü mutlu sona ulaşamıyordum. Ancak her zaman çok sevdiğim "her engel bir fırsattır" düşüncesiyle yılmadan çalışmaya devam ettim. İtiraf etmeliyim ki, öğrencilerim bu geniş kapsamlı ve sayfa sayısı çok olan ders notlarımdan pek hoşlanmadılar. Okuma alışkanlığını yitiren, parmakları internet tuşlarında dans ederek gezinmeyi alışkanlık haline getiren genç tıbbiyeliler için üzülmeli miydim acaba? Benim yaş grubumdakiler iyi bilir, bizler sınırlı sayıdaki İngilizce tıp kitaplarına ulaşmak bir yana, okunacak Türkçe yazılmış kitap bulamazdık. Yine bazı hocalarımızın "Robbins"ten yararlanarak hazırladıkları sınırlı sayıdaki ders notları en büyük hazinemizdi. Bunlardan bir kısmı sararmış halde kütüphanemde hala saklıdır.

Bilimin hızla yenilendiği günümüzde tam immünhistokimyasal yöntemi sindirmeye başlamışken, moleküler genetik kapımızı hızla çalmaya başladı. Ben de yazmaktan vazgeçtiğim ders kitabımı bir kenara koyup, başta sevgili genç mesai arkadaşlarım Doç. Dr. Hatice ÖZER, Doç. Dr. Ersin TUNCER ve asistanlarımın ısrarı üzerine vakit geçirmeden genç meslektaşlarımın yararlanacağını umduğum, uzun zamandır yazmaya çalıştığım "Endometriyum Patolojisi" başlıklı kitabımı bitirmeye karar verdim. Buradan onlara teşekkür ederim, iyi ki peşimi bırakmadılar. Ayrıca başta onlar olmak üzere bana destek olan anabilim dalımız öğretim üyelerine de ayrı ayrı teşekkür ederim.

Endometriyum Patolojisi kitabında yıllardır biriktirip, özenle sakladığım, hepsi kendi koleksiyonum olan makroskopik ve mikroskopik örnekleri konuyla ilgisi olan meslektaşlarıma sunmak bana ayrı bir heyecan, güç ve moral verdi. Makroskopik örneklerin çoğu değerli jineko-onkoloğumuz Prof. Dr. Ali YANIK hocamızın intraoperatif konsültasyonlar sırasında bana verdiği değerli armağanlardır. Aramızdaki güçlü jineko-patoloji işbirliği sayesinde bu olguları örnekleme fırsatı verdiği için kendisine teşekkürü bir borç bilirim. Özellikle bu makroskopik resimleri düzenleyip hayat veren fakültemiz fotoğrafçısı Tevfik SAYACA'ya da çok teşekkür ederim. Tabii ki, bunlardan alınan parçaların mikroskopik görüntülerini güzel güzel resimleyebileyim diye bana titizlikle hazırlayan laboratuar teknisyenlerimizi ve sekreterlerimizi de unutmadım. İsimlerini burada sayamayacağım kadar çok bu isimsiz kahramanlarıma tek tek teşekkür ederim.

Endometriyum için hazırlamış olduğum bu kitap yedi bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde normal endometriyum kolay hatırlanması amacıyla maddeler halinde yazılmış, patolojiyi yansıtan diğer bölümlerde ise düz metin tercih edilmiştir. Bu bö­lümlerde kullanılan resimlerin hepsi anabilim dalımızda hazırladığım koleksiyonuma aittir. Burada özellikle kitabı baştan sona okuyarak değerli katkılarda bulunan Tıp Fakültemizden öğrencim ve şimdi mesai arkadaşım olan Doç. Dr. Hatice ÖZER'e tekrar teşekkür etmek istiyorum. Şüphesiz bu kitapta da eksiklikler, hatalar ve gözden kaçan yazım kusurları olmuştur. Siz değerli okuyucularımın düzeltmeleri ve katkıları beni mutlu edecektir. Endometriyum Patolojisi kitabımın yararlı olması en büyük dileğimdir.

Sadece bu kitabı yazarken değil, çoğu zaman sevgili oğlum Doğan GÜNEŞ'e çok borçlandım. Çünkü onun bana ihtiyacı olan zamanlardan çok ama çok çaldım. O ise sabırla bana her zaman destek oldu. Faydalı olmasını umduğum bu küçük eserimde onun katkısı büyüktür. Canım oğlum, sağ olasın, var olasın, sana ne kadar teşekkür etsem azdır.

Endometriyum Patolojisi kitabımın yazımı sırasında bana destek olan başta ablam Mehpare KÖKSAL olmak üzere sevgili aile fertlerime de ayrı ayrı teşekkür ederim.

Kitabımın basıma hazırlanmasında emeği geçen başta Nobel Tıp Kitabevleri Dizgi­Baskı Departman Yöneticisi Cenk Akay'a, Nobel Tıp Kitabevleri yöneticilerinden Erol Biroğlu'na ve basımda emeği geçen çalışanlarına teşekkürü bir borç bilirim.

Son teşekkürüm bana bu mesleği seçmeme neden olan sevgili babama, değerli ho­cama, kıymetli meslektaşım Prof. Dr. Osman Nuri AKER'e ve annem Halide AKER'e ... Onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Mekanları cennet olsun.

Esasen bu kitabı babamın anısına yazdığımı itiraf ediyorum. Onu bu satırlara sığdı­ramamanın acizliğini yaşıyorum. Duygularımı ve onun kısa hayat öyküsünü, onu kaybettiğim yılda onun anısına çıkarılan Türk Neoplazi Dergisi'nin 1998 yılında yayımlanmış bir sayısında (Türk Neoplazi Dergisi. 1998, 6(2):53-57) "Sitoloji'nin rutin hale getirilmesine adanmış bir ömür ve insan: Prof. Dr. Osman Nuri AKER" başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım. Onu tanıyamamış genç meslektaşlarım için bir kez daha bu yazımı kitabımın sonuna ekledim.

Hocalarımın hocası, sonsuz minnet ve rahmetle seni her an özlemle anıyoruz.

Prof. Dr. Handan AKER

Benzer Ürünler